Bu hafta iki yetenekli kadın ile tanıştık. Ceren ve Elif Hanım. Uzun süre kurumsal hayatın bir parçası olduktan sonra, kendi markalarını yaratmayı başarmış 2 kadın.

 CEREN ÖZDEMİR IŞIDI- 30 Yaşındayım. Bilkent Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Mimarlık Fakültesi, İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı bölümünden mezun olduktan sonra yaklaşık 6 yıl kurumsal firmalarda çalıştım. Kendi markamızı yaratma karamızdan sonra ise kurumsal hayata veda ettim.

Şu anda marka ve kurumsal kimlik tasarımından, iç mekan ve ürün tasarımına kadar geniş bir portföyde hizmet veren By The Co’nun kurucu ortağı olarak çalışıyorum.

ELİF ÖZDEMİR SÖNMEZTÜRK- 32 yaşındayım. Marmara Üniversitesi İktisat Fakültesi’sinden 2010 yılında mezun oldum. Sonrasında kurumsal şirketlerde 10 yıllık finansal denetim, bütçe & raporlama ve stratejik planlama alanlarında çalıştım.

Kurumsal hayatta edindiğimiz tecrübelerimizi kendi kuracağımız markada değerlendirme şansını yakaladık ve By The Co’yu kurduk.

Bu girişiminizden önce neler yapıyordunuz? Nasıl bir hayatınız vardı?

İkimiz de Türkiye’nin önde gelen şirketlerinde ve dinamik sektörlerde çalışıyorduk. Alanlarımız farklı olsa da ikimiz de kurumsal hayatın içerisindeydik.

Tabii ki şu an yaptığımız işe ve yaşadığımız hayata göre daha sınırları ve çerçevesi belirli bir hayatımız vardı. Ama kurumsal şirketlerde çalışmak bize; donanımlı ve kendini geliştirmiş birçok kişiyle çalışma olanağı sağladı. Kurumsal hayatta edindiğimiz bu tecrübelerin kendi işimizi kurma ve yönetme noktasında bize çok büyük katkıları olduğunu düşünüyoruz.

Kurumsal hayata neden veda ettiniz?

Aslında kurumsal hayatta çalışırken de her zaman içimizi kemiren “ben bu işi yapıyorum ama ömür boyu yapmak istiyor muyum ya da şu an çalıştığım alanda çok iyi bir mevkiye gelsem bile mutlu ve tatmin olmuş hisseder miyim’” düşüncesi vardı. By The Co’yu kurmaya karar verdikten sonra anladık ki o içimizi kemiren ses; denemeden veya yola koyulmadan susmuyormuş.

“8-6 çalışmak, öğlen yemeklerine çıkmak, plazalarda olmak, havalı ünvanlar…” bütün etiketlerimizi bıraktık. Hayal gücümüz ve deneyimlerimizin bizi götürebileceği yolu deneyimlemeye karar verdik…

Kurumsalda çalışmaya devam etseydik ve denememiş olsaydık, bir gün ‘keşke’ diyecektik. Şu an iyi ki ama iyi ki o cesareti kendimizde bulmuşuz diyoruz!

Bu süreçte hangi zorluklarla karşılaştınız?

By The Co’yu kurmaya karar vermeden önce oturmuş bir düzenimiz ve iyi kötü bir noktaya getirilmiş kariyerlerimiz vardı; kurumsal hayattayken daha güvenli bir taraftaydık. Varolan işini bırakıp kendi işini yapmak isteyen tüm girişimcilerde bu oturmuş düzeni riske atmaya değer mi düşüncesi oluşabiliyor.

Bu noktada tabii ki olayı objektif değerlendirmek gerekli; kendi işine sahip olmanın olumlu ve olumsuz yönlerinden, girişimcilerin hazır olması gereken zorluklardan da bahsetmek gerek, tabi ki biz bu yolda çok yeniyiz daha küçük bir kısmını gördük ama şu ana kadar edindiğimiz tecrübeye bakarak söyleyebiliriz ki; her şey toz pembe mi tabi ki hayır!

Bir tweet vardı ‘’kurumsalda haftanın 6 günü çalıştığım için kendi işimi kurdum artık haftanın 7 günü çalışıyorum’’ diye, bu gerçekten inanılmaz doğru bir tespit; bizim kesinlikle saat veya gün kavramımız yok, günün her saati çalışmamız gerekebiliyor, teslimimiz veya sunumumuz varsa gece 3’te çalışıyor olabiliyoruz, saatlerce telefonda birbirimizle, müşterilerle veya çözüm ortaklarımızla konuşmak durumunda olabiliyoruz.

Yani kendi işinizi yapmaya başlayınca çalışma saati veya gün diye bir kavram kalmamaya başlıyor.

Diğer bir konu da maaşlı çalıştığınız bir işyerindeki gibi; o ay az da çalışsanız, çok da çalışsanız ay sonunda hesabınıza yatan bir maaşınız yok. Çalıştığınız, ürettiğiniz veya sıcak satış yapan bir girişiminiz var ise yaptığınız satış kadar gelir elde ediyorsunuz ve hem kendi geçiminizi hem de şirketinizin finansal yapısını buna göre oluşturmanız gerekiyor.

Bir girişim yaratma hevesi olan tüm girişimci adaylarının; bunlar gibi içine girdiğiniz sektöre göre değişiklik gösterebilecek birçok zorlukla karşılaşma ihtimali çok yüksek.

Bu noktada karşılaşabilecek tüm zorluklarda en önemli nokta, içinizde o işi yapmaya olan isteğinizin ve motivasyonunuzun ne kadar yüksek olduğu. Eğer bu motivasyon gerçekten çok yüksekse karşılaşılan her zorluğu, sizi ve girişiminizi daha ileri taşıyan ve geliştiren bir unsur olarak değerlendirmeye başlıyorsunuz.

Gelecekteki hayalleriniz nedir?

By The Co’yu tam anlamıyla, bu sektörde ilk akla gelen markalardan biri haline getirmek ve gelecekte bizimle çalışmak isteyecek; eminiz ki her konuda bize çok ilham verecek genç insanları bünyemize katmak, onlarla birlikte büyümek en büyük hedefimiz!

Şirket olarak gelecek stratejilerimizden biri olan ve hayal ettiğimiz bir diğer konu da By The Co’nun tasarım bakış açısını yansıtabileceğimiz ve herkesin ulaşabileceği platformlarda; kendi ürünlerimizi piyasaya sunmak…

En büyük isteklerimizden biri de;  şu anda elimizden geldiğince yapmaya çalıştığımız ve organizasyonumuz büyüdükçe daha da ağırlık verme şansımızın olacağını düşündüğümüz; marka yaratma sürecinde desteğe ihtiyacı olan, hayatı boyunca çalışmamış ve kendi işini kurmak isteyen ama nereden başlayacağını bilemeyen kadınlara destek olabilmek.

Umarız bu hedefimizi gerçekleştirme mutluluğunu yaşarız…